Köşe Yazılarım (Giriş)

Köşe Yazılarım (Giriş)

İşte ben…

Soğuk bir kış günü dünyaya gelmiş olan ben…

Yedi göbekten hukukçu bir sülalenin, babamın dedesinin kadı dahi olduğu bir ailenin dahil olduğu karmayı bozmayarak hukukçu olmuş torunu J

 

Tüm sülalenin hukukçu olması demek ister istemez bu genle dünyaya gelmiş olmuş demek herhalde, çünkü tüm hayatımın haksızlıklara karşı durmaya çalışarak, kendini savunamayacak kişileri savunmaya çalışarak, ‘sana ne kardeşim, avukatı mısın sen’ sorusuna muhatap olarak geçmesinin başka açıklaması olamayacağı kanısındayım J

 

Bunun yanında, o zaman detay olarak gözüken ama şimdiki zamana ışık tutan bir şey vardı ki o da; Benim istediğim her şeyi yazarak, mektuplar vasıtasıyla istiyor olmamdı. Mesela bir bisiklet mi istiyorum ya da telefon veya bir yere gitmek için izin, bunların hepsini uzun ve ağdalı mektuplar yazarak istiyordum ve hiçbir mektubum pardon isteğim bu sayede geri çevrilmedi J. Yazmakla ilişkim, yazmaya olan sevgim ilk böyle başladı, kalemin gücünü keşfedince J

 

Hayat nasıl bir deryaymış, ne çok yazacak şey varmış. Küçücük tek bir cümleden oluşan ‘aşk’ı, kocaman, upuzun kelimelerle yazdım. Gitmenin kalmaktan zor olduğunu ama aslolanın zoru başarmak olduğunu bastırdım sözcüklerimde. Gezdiğim her köşeye, gittiğim her şehir, her ülkeye okuyucularımı da götürdüm beraberimde. Aczi gömdüm bu şehrin kalbine ve sarsılsak da yıkılmamak olduğunu nakşettim, noktalama işaretlerine. Bir yakan top oyununa benzese de hayat, bir canın daha yok ki verecek. Ama hakkını vererek yaşamak isteyen, ölümü de göze almayı bilecek….Kimi zaman rasyonel yazılar yazdım, çoğu kez duygusal.
Akılla kalp savaşında, izin verdim kalbin kazanmasına, hem hayatımda, hem de yazılarımda…


Kısa vadede üzülsem de inandım kalbin beni yarı yolda bırakmayacağına.
Bu gün olmasa bile, bir gün mutlaka…

 

Ve yazdıkça, daha çok yazdıkça; Hayatıma bir şekilde girmiş, yaşanmışlıklarımı çoğaltmış kimselere, her seferinde daha güçlü şekilde ayağa kalkmamı, tökezlesem de yıkılmayacağımı gösteren, kabuklu yaralarımın müsebbiplerine,  teşekkür etmem gerektiğini gördüm. Çünkü onlar olmasaydı, bu yazılar da asla olmazdı.

 

Yazmak büyüleyici, yazdıklarının okunması ise dünyanın en güzel şeylerinden biri. Yazmak nefes almak gibi benim için, ekmek gibi, su gibi ve okunmak da, keyif ile yazmamın en büyük sebebi, bilmem anlatabildim mi? J

Ve işte huzurlarınızda;

Benim Yazılarımmmmm… J

Konuyla İlgili Yorumlar

Yorum Bırak

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>